Değerli misafirlerim; şimdi yapacağımız küçük bir röportajda Avrupa gençliğinin kancasına takılan, dinini sadece kimliklerden tanıyan Türk gençliğinin dramını anlatmaya ve siz güzel insanların yorumlarına sunmaya çalışacağız.
---------------------------&&&&&&&&&------------------------
Yolda giden bir gence yazarımız sorar;
- Dinin ne?
Genç bu soruya anlam veremez ve öfkelenir!
-Yaşadığım ülke Türkiye..
Yazarımız tekrar sorar;
-Uyruğunu sormadım.Dinin ne?
Bir süre sessizlik olur;Nihayet genç cevap verme
lütfünde bulunur.
-Müslüman’ım!
Der fakat hamd etmeyi unutur.Yazarımız biraz çekingen
biraz meraklı bir tavırla
-Af edersiniz vaktinizi alıyorum, bir iki sorum daha var
hemen gidiyorum.
Gencin öfkesi yatışır; gülerek
- Nasıl olsa soracaksınız,sizi dinliyorum..
- Müslüman’ım dediniz de cevabınız güzel.Neye dayanarak söylediniz biraz açıklar mısınız?
- Gençte cevap hazır; aklınca bizimkini yıldıracak.
Hemen çıkarır kimliğini nezaket dalgasıyla uzatır!
-Buyurun bey efendi kendiniz bakın. İslam kelimesini
dikkate alın.
-İslam dini hakkında ne biliyorsunuz?
-En son ve en güzel din, geniş kapsamlı
olduğunu söylüyorlar.
-Bu söylentilere gerçekten inanıyor musunuz?
-Elbette inanıyorum; neden şaşırdınız?
-Tuhaf şey doğrusu inanıyorum dediniz.
Fakat az önce örnek istedğimde iki santimi
aşmayan “İSLAM” yazısını gösterdiniz!.
Genç şaşkın bir vaziyette ….
- Ne demek istediğinizi anlayamadım.
Açıklar mısınız.
- Tabii güzel kardeşim.Şimdi beni iyi dinleyin.
- Şayet sizler “İSLAM” kelimesini kimliğinize
değil de kalbinize yazabilseydiniz, beni
anlamakta güçlük çekmezdiniz.
Ne acı bir durumdur ki dinimizi
kimliklerinizden tanır beş harften
ibaret sanırsınız. Oysa bu din kainat üzerine
yazılmış.Ne var ki sizler bunu anlayamazsınız.
Genç mahcup ve boş gözlerle
-Anladım beni mat ettiniz.Sizi tebrik ederim
güzel bir ders verdiniz.
Genç misafirlere dönerek;
- Şimdiye kadar yazar bana sordu ve
sizlerinde çekmeniz gereken sıkıntıyı
ben çektim.
Şimdi ben hepinize soruyorum!!
Sizde vicdanlarınıza sorun..
-Gelişi güzel bir hayat yaşıyorsak, dinimizden
uzak kalmışsak,meta aşkını;
Mevla aşkının üzerinde tutmuşsak
bütün bu vurdumduymazlığın suçlusu
sadece,sadece biz gençler miyiz.? Muhabbet